Prof. Dr. Nevzat Tarhan: Çocuk meta değildir, pazarlama malzemesi değildir
Prof. Dr. Nevzat Tarhan, sosyal medyada çocukların görünürlük uğruna “pazarlama malzemesi”ne dönüştürülmesini teşhircilik ve mahremiyet ihlali olarak nitelendiriyor; ebeveynlere ölçülü paylaşım ve çocuk yararını önceleme çağrısı yapıyor.
ÇOCUK DOKTORU / İSTANBUL
Paylaşım mı teşhir mi? Sınır nerede başlıyor
Sosyal medyada çocukların görüntülerinin sergilenmesine ilişkin endişelerini dile getiren Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, bir çocuğun gelişim amacı dışında, sırf gösteri için kullanılması durumunun “teşhircilik” olarak tanımlandığını ve bunun psikolojik bir sapkınlık sayıldığını vurguladı. Tarhan, “Çocuk meta değildir, pazarlama malzemesi değildir. Çocuğu metalaştıran bir yaklaşım insani değildir” dedi. Ona göre bu tarz içerikler, niteliğine göre “çocuk istismarı” kapsamında değerlendirilip bilirkişilerce incelenmeli; tespit halinde idari ve hukuki yaptırımlar uygulanmalıdır.
Erken yaşta ‘görünür olma’ baskısı: Benmerkezcilik ve bağımlılık riski
Tarhan, özellikle 0–6 yaş döneminde soyut düşünme gelişmediği için, sık ve rutinleşmiş paylaşımların çocuk tarafından “hayatın doğal bir parçası” gibi algılandığını söylüyor: “Anne-baba bu yaşlarda çocuğun kahramanı ve rol modelidir. Sürekli sergilenmek, çocukta ‘fiziksel görünümüm ve sosyal medyada varlığım kadar değerliyim’ yanılgısı yaratır.” Bu tablo, ilerleyen yaşlarda yüzeysellik, benmerkezcilik ve onay arayışını beslerken, narsistik eğilimler ve mutsuzluk riskini artırabiliyor. Tarhan ayrıca sosyal medya kullanımını “davranışsal bağımlılık” olarak değerlendiriyor: “Madde bağımlılığındaki kriterlerin benzeri burada da görülüyor; planlanandan fazla kullanım, yoksunluk, işlevsellik kaybı ve zararlı kullanım.”
“En mahrem olanı paylaşmak psikolojik sapkınlıktır”
Ailelerin görünürlük ve beğeni uğruna çocuklarını “vitrin”e koymasının, mahremiyet ihlali ve insan onuruna aykırı bir tutum olduğuna dikkat çeken Tarhan, “Kişinin en mahrem ve en özeline dair paylaşımları sürekli hâle getirmek bir çeşit psikolojik sapkınlıktır” ifadelerini kullandı. Çocuğun ileride “Benim için değil, başkaları için paylaştılar” düşüncesine kapılmasının, ebeveyn-çocuk bağında güven aşınmasına yol açtığını belirten Tarhan, “Övgü ve onay doyumsuzluğuyla büyüyen çocuklar ileride manipülasyona açık, kolay incinen kişilikler hâline gelebilir” uyarısında bulundu.
Hangi paylaşımlar sakıncalı? Hangi ölçü kabul edilebilir?
Uzman, ailece çekilen fotoğrafların ölçülü ve amaçlı biçimde paylaşılmasının çocuğun gelişimine katkı sağlayabileceğini; ancak rol, mahremiyet ve mesaj açısından yanlış içeriklerin istismara kapı aralayabileceğini belirtiyor. Tarhan’ın dikkat çektiği kritik noktalar şöyle özetlenebilir:
-
Amaç: Çocuğun yararı mı, yoksa ebeveynin görünürlüğü mü?
-
Mahremiyet: Çocuğun bedensel ve duygusal sınırlarına saygı var mı?
-
Rıza: Çocuk, yaşına uygun şekilde bilgilendiriliyor ve görüşü alınıyor mu?
-
Süreklilik: Paylaşımlar “rutin teşhir”e dönüşüyor mu?
-
Ticari bağ: İçerik, örtülü ya da açık bir pazarlama unsuruna dönüşüyor mu?
Ebeveynler için pratik kontrol listesi
Paylaş tuşuna basmadan önce şu sorulara “evet” diyemiyorsanız, yayınlamamak en güvenlisi:
-
Çocuğumun uzun vadeli yararı bu içerikte net mi?
-
Mahremiyetini koruyor muyum (kıyafet, konum, okul, sağlık bilgisi vb.)?
-
Bu içerik alay, istismar veya siber zorbalık riskini artırır mı?
-
Çocuğum ileride gördüğünde utanır ya da rencide olur mu?
-
İçerik ticari bir amaç için çocuğu araçsallaştırıyor mu?
Tepkiniz nedir?
Harika
0
Kötü
0
Sevdim
0
Komik
0
Vay
0
Üzgün
0
Kızdım
0
Yorumlar (0)