Çocuğun Dişlerini Değil, Evrene Karşı Öfkesini Sıkması
İzmir’de üstün zekâlı bir kızın diş gıcırdatma sorunu, aslında yaşama hakkını alamayan bir çocuğun bilinçaltı çığlığı olarak değerlendirildi. Uzmanlar, çocukların temel uyarıcılardan mahrum bırakılmaması gerektiğini vurguluyor.
Hakkının Sessiz Çığlığı mı?
YUSUF GÜNDÜZ / ÇOCUK DOKTORU / İZMİR, TÜRKİYE
Diş gıcırdatma (bruksizm) genellikle stres, kaygı ya da bedensel gerginlikle açıklanan bir durum olarak bilinse de, bazı çocuklarda bu alışkanlık çok daha derin bir anlam taşıyor olabilir. İzmir’de üstün zekâlı bir kız çocuğu üzerinde yapılan gözlemler, diş gıcırdatmanın yalnızca bedensel değil, aynı zamanda duygusal ve psikolojik bir tepki olabileceğini gösteriyor.
Çocuğun Dişlerini Değil, Evrene Karşı Öfkesini Sıkması
Beş yaşındaki üstün zekâlı kız çocuğu, çevresinden beklediği temel uyarıcıları —müzik, resim, oyun, dans, sevgi ve saygı— bulamayınca geceleri dişlerini gıcırdatmaya başladı. Uzmanlara göre bu davranış, bilinçaltında bir isyanın dışavurumuydu. Çocuk, adeta evrene sesleniyor: “Ben bu dünyaya acı çekmek için mi geldim? Neden bana hakkım verilmiyor?”
Üç Evren: Aile, Okul ve Toplum
Uzmanlar, çocuğun yaşadığı sıkıntıyı üç aşamalı bir evrene bağlıyor:
-
İlk Evren – Aile: Çocuğun sevgiyi ve desteği aradığı ilk ortam.
-
İkinci Evren – Anaokulu: Sosyalleşme ve öğrenme sürecinin başladığı yer.
-
Üçüncü Evren – Toplum ve Dünya: Çocuğun haklarını ve potansiyelini desteklemesi beklenen geniş çevre.
Bu üç evrenden yeterli desteği alamayan çocuk, gece dişlerini gıcırdatarak bilinçaltındaki tepkisini dışa vuruyor.
Diş Gıcırdatma Değil, Bir Tür "Diş Bileme"
Uzmanların yorumuna göre bu çocuk aslında yalnızca diş gıcırdatmıyor; yaşam hakkını tanımayan çevresine karşı diş biliyor. Çocuğun zekâsı ve yetenekleri desteklenmediğinde, yaşadığı hayal kırıklığı beden diliyle ortaya çıkıyor. Bu nedenle diş gıcırdatma, yalnızca bir uyku sorunu değil, çocuğun yaşam hakkı mücadelesinin sembolü haline geliyor.
Çözüm: Temel Uyarıcıların Sunulması
Uzmanlara göre bu tür vakalarda çözüm, çocuğun yaratıcı ve duygusal ihtiyaçlarının karşılanmasıyla mümkün. Müzik, resim, tiyatro, dans gibi sanatsal faaliyetlere yönlendirmek, sevgi ve saygıyla desteklenen bir aile ortamı sağlamak, bu tür belirtileri ortadan kaldırabiliyor. Çocuğun hakkı olan bu temel uyarıcılar verilmediğinde ise diş gıcırdatma, uykusuzluk ve diğer psikolojik sorunlar devam edebiliyor.
Uzmanlardan Mesaj
Çocukların diş gıcırdatması yalnızca bir alışkanlık olarak görülmemeli. Bu davranış, kimi zaman bir çağrı, kimi zaman da toplumsal bir mesaj olabilir. Her çocuk potansiyelinin çiçek açması için uygun bir ortamı hak ediyor.
Tepkiniz nedir?
Harika
0
Kötü
0
Sevdim
0
Komik
0
Vay
0
Üzgün
0
Kızdım
0
Yorumlar (0)