İlk iki yılda şekeri sınırlamak ileride demans riskini azaltabilir
Yaklaşık 65 bin kişiyle yapılan çalışma, ilk iki yıldaki düşük şeker alımının ileriki yaşamda demans riskini %23 azaltabileceğini gösterdi.
Bilge Türk | Çocuk Doktoru
LONDRA, BİRLEŞİK KRALLIK — Anne karnından başlayarak iki yaşına kadar daha az şeker tüketen kişilerin, ilerleyen yaşamlarında demans geliştirme riskinin daha düşük olabileceği yeni bir araştırmayla ortaya kondu.
BBC Türkçe’nin aktardığı ve Amerikan Nöroloji Akademisinin tıp dergisi Neurology’de yayımlanan çalışma, erken dönemde düşük şeker tüketimiyle demans riskinde %23’e varan azalma arasında bağlantı buldu. Araştırma doğrudan neden-sonuç ilişkisi kanıtlamasa da yaşamın ilk bin günündeki beslenmenin uzun vadeli beyin sağlığı açısından önemine işaret ediyor.
Araştırma yaklaşık 65 bin kişinin verilerini inceledi
Hong Kong Bilim ve Teknoloji Üniversitesinden araştırmacılar, Birleşik Krallık Biobank sağlık veri tabanında bulunan 64 bin 737 kişinin tıbbi kayıtlarını analiz etti.
Katılımcılar, İkinci Dünya Savaşı sırasında ve sonrasında uygulanan şeker karnesinin sona erdiği Eylül 1953 tarihinden hemen önce veya sonra doğan kişilerden oluştu. İngiltere’de şeker kısıtlamasının aniden kaldırılması, erken yaşamda farklı miktarlarda şekere maruz kalan benzer kuşakları karşılaştırma olanağı sağladı.
Şeker karnesi döneminde kişi başına günlük tüketimin yaklaşık 41 gram düzeyinde olduğu, kısıtlamanın kaldırılmasının ardından bu miktarın kısa sürede yaklaşık 80 grama yükseldiği tahmin edildi. Diğer temel gıdaların tüketiminde aynı ölçüde ani değişiklik görülmemesi, araştırmacıların bu dönemi “doğal deney” olarak değerlendirmesine imkân verdi.
Katılımcılar ortalama 55 yaşından itibaren 15 yıla kadar takip edildi. Hastane ve sağlık kayıtlarından bu kişilerin demans tanısı alıp almadıkları incelendi.
Demans riskinde %23’e varan düşüş hesaplandı
Anne karnında ve yaşamlarının ilk bir yılında şeker kısıtlamasına maruz kalan 15 bin 25 kişiden 388’ine takip döneminde demans tanısı konuldu.
Anne karnından iki yaşına kadar kısıtlama döneminde yaşayan 15 bin 256 kişiden 456’sı demans geliştirdi. Şeker karnesinin kaldırılmasının ardından doğan 23 bin 774 kişiden ise 504’üne demans tanısı konuldu.
Araştırmacılar yaş, cinsiyet, yüksek tansiyon, diyabet, yaşam biçimi ve sosyoekonomik durum gibi sonuçları etkileyebilecek faktörleri istatistiksel olarak hesaba kattı.
Buna göre anne karnından bir yaşına kadar düşük şeker ortamında büyüyenlerin demans riski, kısıtlama sonrasında doğanlara kıyasla %21 daha düşük hesaplandı. Kısıtlamanın iki yaşına kadar devam ettiği grupta risk farkı %23’e ulaştı.
Düşük şeker tüketimiyle büyüyen ve daha sonra demans geliştiren kişilerde tanının ortalama 2,6 yıl daha geç konulduğu da bildirildi.
Beyin görüntülerinde de farklılıklar görüldü
Katılımcıların daha küçük bir bölümüne ait beyin görüntüleri de araştırma kapsamında incelendi.
Erken yaşamda daha az şekere maruz kalan kişilerin toplam gri madde hacminin daha yüksek olduğu belirlendi. Bu grupta ayrıca beyaz cevher hiperintensitesi olarak adlandırılan ve beyindeki küçük damar hasarıyla ilişkilendirilebilen görüntülerin daha az bulunduğu kaydedildi.
Çalışmanın araştırmacılarından Jiazhen Zheng, bulguların gebelik ve bebeklik dönemindeki beslenmenin onlarca yıl sonraki beyin sağlığıyla bağlantılı olabileceğini gösterdiğini söyledi.
“Bulgularımız, yaşamın en erken dönemlerinde şekeri sınırlamanın beyin sağlığı açısından kalıcı yararlar sağlayabileceğine işaret ediyor.”
Daha önce aynı tarihsel dönemden yararlanan çalışmalar, erken yaşamda şeker kısıtlamasını yetişkinlikte daha düşük tip 2 diyabet ve yüksek tansiyon riskiyle ilişkilendirmişti. UK Biobank verilerine dayanan önceki analizde, riskin tip 2 diyabet için yaklaşık %35, yüksek tansiyon içinse %20 daha düşük olduğu bildirilmişti.
Çalışma kesin neden-sonuç ilişkisi kanıtlamıyor
Araştırmacılar, sonuçların iki yaşına kadar az şeker tüketmenin demansı doğrudan önlediği anlamına gelmediğinin altını çiziyor.
Çalışma, insanların çocukluklarında tam olarak ne kadar şeker tükettiğini ayrı ayrı ölçmedi. Katılımcılar yalnızca doğdukları tarih ve şeker karnesine ne kadar süre maruz kaldıkları dikkate alınarak gruplandırıldı.
Kısıtlama döneminde doğanlarla daha sonra doğanlar arasında beslenmenin yanı sıra gelir, sağlık hizmetlerine erişim, emzirme ve ek gıdaya geçiş yaşı gibi başka farklılıklar da bulunmuş olabilir.
Araştırmanın yaklaşık 80 yıl önceki koşullara dayanması, sonuçların günümüzdeki bebek ve çocuklara doğrudan uygulanmasını da zorlaştırıyor. Modern çocukların tükettiği hazır gıdalar, şekerli içecekler ve işlenmiş ürünler 1940’lı ve 1950’li yıllardakinden oldukça farklı.
Alzheimer’s Research UK yetkilileri de gözlemsel araştırmaların beslenme ile demans arasındaki bağlantıları gösterebildiğini, ancak daha az şeker tüketmenin demansı doğrudan önlediğini kanıtlayamayacağını belirtti.
Hangi şekerlerin sınırlandırılması gerekiyor?
Araştırma sonuçları, çocukların meyve, sebze veya süt gibi besinleri tüketmemesi gerektiği şeklinde yorumlanmamalı. Bu ürünlerde doğal olarak bulunan şekerler, eklenmiş veya serbest şekerlerden farklı değerlendiriliyor.
Sınırlandırılması gerekenler başlıca şekerli içecekler, şekerlemeler, çikolata, bisküvi, kek, tatlandırılmış yoğurt, ballı ürünler, meyve suyu ve şeker eklenmiş kahvaltılık ürünlerdir.
Birleşik Krallık Ulusal Sağlık Servisi, bir yaşından küçük bebeklerin yiyecek ve içeceklerine şeker eklenmemesini ve şekerli ürünlerin mümkün olduğunca az verilmesini öneriyor. Bir yaşındaki çocuklar için günlük serbest şeker miktarı en fazla 10 gram, iki ve üç yaşındaki çocuklar içinse en fazla 14 gram olarak belirtiliyor.
Bebeklerin büyüme ve beyin gelişimi için yeterli enerji, protein ve sağlıklı yağ alması gerekiyor. Bu nedenle şekerin azaltılması, çocuğun öğünlerini veya gerekli besinlerini kısıtlamak anlamına gelmemeli.
Anne sütü, bebek maması, sade tam yağlı yoğurt, sebze, meyve ve yaşına uygun tahıllar dengeli beslenmenin parçası olabilir. NHS, bebeklerin şekere ihtiyacı olmadığını ve şekerli atıştırmalıklarla içeceklerden kaçınmanın diş çürüğünü önlemeye de yardımcı olduğunu bildiriyor.
Aileler ambalajlı ürünlerin içerik listelerini kontrol edebilir, şeker eklenmemiş seçenekleri tercih edebilir ve çocuğu erken yaşta su ile sade yiyeceklerin doğal tadına alıştırabilir. Özel büyüme, kilo veya beslenme sorunu bulunan çocuklarda ise değişiklik yapılmadan önce çocuk doktoruna ya da çocuk diyetisyenine danışılması önerilir.
CocukDoktoru.Net
Tepkiniz nedir?
Harika
0
Kötü
0
Sevdim
0
Komik
0
Vay
0
Üzgün
0
Kızdım
0
Yorumlar (0)