Şekerli içecekler çocuklarda diyabet riskini artırabilir
Uzm. Dr. Fikret İşbilir, çocuklarda şekerli içecekler, paketli gıdalar, hareketsizlik ve düzensiz uykunun metabolik riskleri artırabileceğini söyledi.
Bilge Türk | Çocuk Doktoru
İZMİR / TÜRKİYE — Çocuklarda şekerli içecekler, paketli gıdalar, uzun ekran süreleri ve hareketsiz yaşam alışkanlıkları, obezite ve Tip 2 diyabet riskini artırabiliyor.
Batıgöz Balçova Cerrahi Tıp Merkezi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Fikret İşbilir, çocukluk çağında kazanılan yaşam alışkanlıklarının ileriki yaşlarda sağlık üzerinde belirleyici rol oynadığını belirterek aileleri daha bilinçli davranmaya çağırdı. İşbilir’e göre çocukların metabolik sağlığı yalnız genetik faktörlerle açıklanamaz; beslenme biçimi, içecek tercihleri, fiziksel aktivite, uyku düzeni ve ekran kullanımı da bu sürecin önemli parçaları arasında yer alır.
Beslenme yalnız karın doyurmak değildir
Uzm. Dr. Fikret İşbilir, çocukların günlük beslenme düzeninin yalnızca öğün sayısı veya karın doyurma anlayışıyla değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti. Gün içinde tüketilen yiyeceklerin içeriği, şeker miktarı, lif oranı, içecek seçenekleri ve öğünlerin dengesi çocukların metabolik yapısını doğrudan etkileyebiliyor.
Özellikle beyaz unlu ürünler, paketli atıştırmalıklar, yüksek şekerli gıdalar ve besin değeri düşük yiyecekler çocuklarda kısa süreli tokluk hissi oluştursa da kan şekerinde ani dalgalanmalara neden olabiliyor. Bu dalgalanmalar, bazı çocuklarda daha sık acıkma, daha fazla atıştırma isteği ve zamanla kilo artışıyla sonuçlanabiliyor.
İşbilir, çocukların beslenmesinde glisemik indeksi düşük, yani kan şekerini daha yavaş yükselten besinlere öncelik verilmesi gerektiğini belirterek şu değerlendirmede bulundu:
“Çocukların beslenmesinde glisemik indeksi düşük tam tahıllar, baklagiller ve lifli gıdalara öncelik verilmelidir. Beyaz un ve paketli atıştırmalıklar gibi ‘boş kalorili’ gıdalar kan şekerinde ani dalgalanmalar yaratarak açlık krizlerini tetikler.”
Bu nedenle ailelerin yalnız “çocuk ne kadar yedi?” sorusuna değil, “ne yedi, ne içti ve gün içinde ne kadar hareket etti?” sorusuna da odaklanması gerekiyor.
Şekerli içecekler masum görünmeyebilir
Çocukların günlük yaşamında sıkça tükettiği bazı içecekler, aileler tarafından zararsız seçenekler gibi algılanabiliyor. Ancak gazlı içecekler, aromalı içecekler, hazır meyve suları, enerji verici ürünler ve çocuklara özel ifadelerle pazarlanan bazı içecekler yüksek miktarda şeker içerebiliyor.
Uzm. Dr. İşbilir, ailelerin ürün etiketlerini okuma alışkanlığı kazanmasının önemine dikkat çekti. Bir ürünün üzerinde “meyveli”, “enerji verici” veya “çocuklara özel” gibi ifadelerin bulunması, o ürünün sağlıklı olduğu anlamına gelmeyebilir. Bu nedenle içindekiler bölümü, şeker miktarı ve porsiyon bilgisi dikkatle incelenmelidir.
Çocuklarda günlük sıvı ihtiyacının öncelikle su ile karşılanması daha sağlıklı bir yaklaşım olarak öne çıkıyor. Bunun yanında ev yapımı ayran, şekersiz komposto, taze hazırlanmış yoğurt bazlı içecekler ve doğal içerikli alternatifler, daha dengeli seçenekler arasında değerlendirilebilir.
İşbilir’e göre yüksek şeker içeren içeceklerin sık tüketilmesi, çocukların günlük enerji alımını fark edilmeden artırabiliyor. Bu durum zamanla kilo artışı, insülin direnci ve metabolik dengesizlikler açısından risk oluşturabiliyor.
Tip 2 diyabet çocuklarda da görülebiliyor
Tip 2 diyabet uzun yıllar boyunca daha çok yetişkinlik dönemiyle ilişkilendirilen bir sağlık sorunu olarak biliniyordu. Ancak çocukluk çağında fazla kilo, hareketsiz yaşam, yüksek kalorili beslenme ve düzensiz yaşam alışkanlıklarının artmasıyla birlikte metabolik risk faktörleri daha erken yaşlarda gündeme gelebiliyor.
Uzm. Dr. İşbilir, Tip 2 diyabetin vücudun insülin hormonunu etkili kullanamaması sonucu kan şekerinin yükselmesiyle ortaya çıkan kronik bir durum olduğunu belirtti. Çocuklarda bu sürecin çoğu zaman yavaş ilerlediğini ifade eden İşbilir, pankreasın kan şekerini dengelemek için daha fazla insülin salgılamaya çalıştığını, ancak bir noktadan sonra bunun yetersiz kalabileceğini söyledi.
Bu süreç erken fark edilmezse, halk arasında “gizli şeker” olarak bilinen pre-diyabet tablosu ortaya çıkabilir. Uygun müdahale yapılmadığında ise bu durum kalıcı diyabete dönüşebilir. Bu nedenle çocuklarda kilo artışı, sürekli yorgunluk, sık susama, sık idrara çıkma, iştah artışı veya hızlı kilo değişimleri gibi belirtiler dikkatle değerlendirilmelidir.
Ancak bu belirtilerin farklı sağlık sorunlarıyla da ilişkili olabileceği unutulmamalı, kesin değerlendirme mutlaka uzman hekim tarafından yapılmalıdır.
Hareketsizlik metabolik dengeyi bozabilir
Modern yaşam çocukların hareket alanını giderek daraltıyor. Okul, ev ödevleri, dijital cihazlar, tablet, telefon ve televizyon karşısında geçirilen uzun süreler, çocukların fiziksel aktivite düzeyini azaltabiliyor. Bu durum yalnız kilo kontrolünü değil, genel metabolik sağlığı da etkileyebiliyor.
Düzenli fiziksel aktivite; kas gelişimi, kemik sağlığı, uyku düzeni, dikkat süresi, enerji dengesi ve ruhsal iyilik hali açısından önem taşıyor. Çocukların yaşına uygun şekilde açık havada oyun oynaması, yürüyüş yapması, bisiklete binmesi veya spor faaliyetlerine katılması günlük hareket ihtiyacını destekleyebiliyor.
Ailelerin bu konuda yasaklayıcı değil, teşvik edici bir tutum benimsemesi önemlidir. Çocuğa yalnız “ekrandan kalk” demek yerine birlikte yürüyüşe çıkmak, hafta sonu açık hava etkinlikleri planlamak veya çocuğun ilgisini çekebilecek spor alanlarını keşfetmek daha kalıcı sonuçlar sağlayabilir.
Uyku düzeni de metabolik sağlığın parçası
Çocuklarda metabolik sağlık yalnız beslenme ve hareketle sınırlı değildir. Uyku düzeni de bu tablonun önemli parçalarından biridir. Uzm. Dr. Fikret İşbilir, geç saatlere kadar ekran maruziyetinin uyku kalitesini azaltabileceğini belirtti.
Yetersiz uyku, çocuklarda iştah mekanizmasını etkileyebilir, gün içindeki enerji dengesini bozabilir ve hareketsiz yaşam alışkanlıklarını artırabilir. Gece geç uyuyan çocuklar sabah yorgun kalkabilir, gün içinde daha az hareket edebilir ve daha fazla yüksek kalorili atıştırmalığa yönelebilir.
Bu nedenle çocukların yaşlarına uygun uyku sürelerine sahip olması, akşam saatlerinde ekran kullanımının sınırlandırılması ve düzenli bir uyku rutini oluşturulması öneriliyor. Uyku öncesinde ekran yerine kitap okuma, sakin oyunlar veya aile içi kısa sohbetler daha sağlıklı bir geçiş sağlayabilir.
Ailece sürdürülebilir alışkanlıklar önemli
Uzm. Dr. İşbilir, çocuklarda sağlıklı yaşam alışkanlıklarının yalnız çocuğa yönelik yasaklarla oluşturulamayacağını vurguladı. Ailelerin de bu sürecin içinde olması, sağlıklı beslenme, hareket ve uyku düzeninin evin genel yaşam biçimine dönüşmesi gerekiyor.
İşbilir, çocukların birçok davranışı ailesinden öğrendiğine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
“Çocukların beslenme düzeni, fiziksel aktivite alışkanlıkları ve uyku düzeni bir bütün olarak ele alınmalıdır. Yasaklayıcı yaklaşımlar yerine ailece sürdürülebilir sağlıklı alışkanlıklar oluşturmak daha kalıcı sonuçlar sağlayabilir. Çocuklar çoğu davranışı ailesinden öğrenir. Bu nedenle ebeveynlerin yaşam biçimi çocukların gelecekteki sağlık alışkanlıkları üzerinde önemli rol oynar.”
Uzmanlara göre çocuklarda Tip 2 diyabet ve obezite riskini azaltmanın yolu, tek bir yiyeceği yasaklamaktan değil; evde dengeli beslenme düzeni kurmaktan, su tüketimini artırmaktan, hareketi günlük yaşamın parçası haline getirmekten ve uyku düzenini korumaktan geçiyor.
Tepkiniz nedir?
Harika
0
Kötü
0
Sevdim
0
Komik
0
Vay
0
Üzgün
0
Kızdım
0
Yorumlar (0)