Hayırlı Evlat Yetiştirmenin Manevî Yolu: Duâ ve Teslimiyetin Gücü

Çocuk yetiştirirken duânın gücünü anlatan bu yazı, Kur’ân ve Sünnet’ten hayırlı evlat için okunabilecek duâları, nazardan korunma yollarını ve manevî terbiyede ebeveyn sorumluluğunu ele alıyor.

May 15, 2025 - 22:35
Updated: 6 months ago
0
Hayırlı Evlat Yetiştirmenin Manevî Yolu: Duâ ve Teslimiyetin Gücü

Hayırlı Evlat Yetiştirmenin Manevî Yolu: Duâ ve Teslimiyetin Gücü

ÇOCUK DOKTORU / İSTANBUL

Ebeveynlik, sadece maddî ihtiyaçların karşılanmasıyla sınırlı olmayan, manevî yönü güçlü bir sorumluluk alanı. Günümüzde çocuk yetiştirirken birçok eğitim modeli, psikolojik yöntem ve teknolojik araç gündemde olsa da, İslâm geleneğinde anne babaların en güçlü dayanağı her zaman duâ olmuştur. Çünkü duâ, Allah ile kurulan irtibatın en sahici, en samimi biçimidir.

Duâ sadece bir dilek değil, aynı zamanda kulun acziyetini kabul ederek Yaratıcı’ya yönelmesidir. Çocuklarımız için yaptığımız maddî hazırlıkların yanı sıra onların ruhlarını da beslemenin en etkili yolu, duâya sarılmaktır. Zira Efendimiz'in (sav) de buyurduğu gibi, mazlumun, misafirin ve anne babanın evlatlarına ettiği duâ geri çevrilmez.

Evlatlarımız İçin Sadece Dünya Değil, Âhiret de Düşünülmeli

Bugün birçok anne baba, çocuklarının iyi bir eğitim alması, kariyer sahibi olması için emek veriyor. Ancak aynı hassasiyeti manevî terbiyede göstermiyor. Oysa ki Rasûlullah’ın “İnsan öldüğünde amel defteri kapanır, ancak geride bıraktığı sadaka-i câriye, faydalı ilim ve kendisine duâ eden hayırlı evlat hariç” hadisi, bu dengeyi net bir şekilde hatırlatıyor.

İslâm âlimi İbnü’l-Cevzî’nin sözleri de bu manevî perspektifi destekliyor. Ona göre insan, ölümünden sonra da sevap kazanmaya devam edebilmek için hayırlı nesiller bırakmalı, hayır eserleriyle ardında duâ edecek kalpler inşa etmelidir.

Kur’ân ve Sünnet’te Hayırlı Evlat İçin Duâ Örnekleri

Kur’ân-ı Kerîm’de ve hadîs-i şerîflerde, çocuklarımız için okunabilecek pek çok duâ mevcuttur. Hazreti Zekeriyya’nın “Rabbim, bana katından temiz bir nesil bağışla” niyazı (Âl-i İmrân, 38), Hazreti İbrahim’in “Bizi Sana boyun eğenlerden kıl, neslimizden de Sana teslim olan bir ümmet çıkar” yakarışı (el-Bakara, 128), her anne babaya örnek olmalıdır.

Yine el-Furkân Sûresi’nin 74. âyetinde geçen “Rabbimiz! Eşlerimizden ve çocuklarımızdan göz aydınlıkları ihsan eyle” duâsı, hem aile huzurunun hem de hayırlı nesillerin temelini oluşturur.

Nazar ve Manevî Koruma: Peygamberî Uygulamalar

Sadece duâ ile yetinmeyip, çocuklarımızı görünmeyen tehlikelerden de korumak gerekiyor. Peygamber Efendimiz’in (sav) nazara karşı Felâk ve Nâs sûrelerini okuyup eline üfleyerek vücuduna sürmesi ve Muavvizeteyn’i yatmadan önce üç kez okuması, manevî korumanın bir örneğidir.

Yine “Her türlü şeytan ve kem gözden Allah’ın eksiksiz kelimelerine sığınırım” şeklindeki duâ, çocukları görünmeyen kötülüklere karşı muhafaza eden güçlü bir kalkandır. Peygamberimizin “Mâşâallah lâ kuvvete illâ billâh” demeyi tavsiye etmesi de aynı bağlamda değerlendirilmelidir.

Duâ, Bir Terbiye ve Teslimiyet Yoludur

Sürekli kontrol etmeye çalışan ebeveynlik modeli yerine, çaba ile tevekkülü birleştiren ve duâyla süslenen bir anlayış, hem anne babayı hem çocuğu huzura kavuşturur. Her işin sonunda “Ya Rab, Sen koru, Sen yönlendir” diyebilen bir gönül, çocuk eğitiminde de isabetli kararlar verebilir.

Ayrıca sadece kendimiz için değil, çocuklarımız adına da hayır işleri yapmak, sadaka vermek, mazlumların duâsını almak manevi sigortamızdır. Bu uygulamalar, çocukların karakterinde ve ruhsal gelişiminde iz bırakır.

Kur’ân okumak, Âyete’l-Kürsî, İhlâs, Felâk, Nâs ve Fâtiha sûrelerini çocuklara öğretmek ve onların imanla, salih amellerle yetişmesi için niyetle okumak, evlat terbiyesinin ayrılmaz bir parçasıdır. Çünkü Kur’ân, hem lafzıyla hem manasıyla şifadır.

Hidâyet İçin Duâ: En Temel Rehberlik

Kudsî bir hadîste Allah Teâlâ şöyle buyurur: “Hepiniz dalalettesiniz, ancak Benim hidayet verdiklerim müstesna. O hâlde benden hidayet isteyin ki sizi hidayete erdireyim.” Bu ilâhî beyan, anne babalar için çocuk terbiyesinde en önemli yol haritasıdır.

Çocuklarımız için yapacağımız en etkili hazırlık, onların ruhlarını duâ ile yoğurmak ve onları Allah’a teslim etmektir. Böylece hayırlı evlat yetiştirmenin sadece bu dünya için değil, ebediyet için de ne büyük bir yatırım olduğu daha iyi anlaşılır.

Hayırlı Evlat İçin Duâlar

Duâsız faaliyet ve davranışlar eksiktir. Çünkü duâ, Allah ile kurulan irtibattır. Allâh’ın varlığını, birliğini, yaratıcılığını ve kudretini bilen, kendi âcizliğini kabûl eden bir insan duâ edebilir ancak… Bu bakımdan duâ, hem ibadettir, hem Allah ile kurulan bağdır. İnsanın kulluğu, Allâh’ın rahmetidir.

Biz gönlümüzden geçen istekleri, hem dünyaya ait muratlarımızı hem âhirete dönük isteklerimizi Rabbimiz’e sunarız. O’nunla konuşur, O’ndan niyaz ederiz. Aslında samimiyetle ve inanarak yapıldığında duâ bir terapi gibidir. İnsanın sonsuz ve sınırsız bir güce, merhametlilerin en merhametlisi Rabbine sığınmasından daha güven verici ne olabilir?!

Çocuklarımızı yetiştirirken en çok dikkat ve gayret etmemiz gereken hususlardan biri, onlar için okuduğumuz sûreler ve duâlar… Ağzı sürekli duâlı, her işini gayretle beraber Allâh’a havâle ederek yapan annelerden, her şeyi yönetmeye çalışan annelere mi dönüşüyoruz acaba? Elbette yavrularımız için her şeyin en iyisini istiyoruz, bunun için araştırıp öğrenmeye çalışıyoruz. Ama bunlara biraz da tevekkül ve teslîmiyet ekleyip, duâlarla Allâh’a nasıl yönelebiliriz, ona bir bakalım mı?

Hadîs-i şerîfte; “Üç duâ vardır ki, hiç şüphesiz kabul edilir: Mazlumun duâsı, misafirin duâsı ve anne-babanın çocuklarına duâsı.” buyruluyor. (Ebû Dâvûd, Vitr, 29/1536; Tirmizî, Birr, 7/1905, Deavât, 47)

Demek ki evlâtlarımızın terbiyesi üzerinde duâlarımızın tesiri çok büyük… Her anne-baba, özellikle de inançlı bir anne-baba, evlâtlarına muhakkak duâ eder. Fakat biraz düşünüp incelediğimizde bu duâların çoğunun maalesef onlar adına dünyevî istekler olduğunu görüyoruz. Oysa biz biliyoruz ki;

“İnsan ölünce, şu üç ameli dışında bütün amellerinin sevâbı kesilir: Sadaka-i câriye, kendisinden istifâde edilen ilim, arkasından duâ eden hayırlı evlât.” (Müslim, Vasiyye, 14; Tirmizî, Ahkâm, 36)

Dolayısıyla evlâtlarımız, bizim öldükten sonra kapanmayan amel defterimizdir.

Büyük İslâm âlimlerinden İbnü’l-Cevzî şöyle der:

“İnsan, ölümün kendisini amelden keseceğini bilse, hayattayken ecri ölümünden sonra da devam edecek olan amel-i sâlihler işler. Birazcık dünyevî imkânı varsa, onu vakfeder, ağaç diker, su akıtır, kendisinden sonra Allâh’ı zikredecek nesiller yetiştirmek için gayret eder ki, kendisi için de ecir gelsin! Veya insanlara faydalı ilim öğretecek bir kitap te’lif eder. Zira âlimin bu vasıftaki bir kitabı, onun ebediyyen devam edecek olan sâlih evlâdıdır. Âlim kişi, ilmiyle amel eder ve kendisine tâbî olacak kişilere de bu hayırlı amelleriyle örnek olur. İşte böyle bir kişi ölmez!” (İbnü’l-Cevzî, Saydü’l-Hâtır, s. 12)

Gönlümüzden geldiği gibi duâ etmek de elbette pek makbuldür. Ama aslolan Kur’ân ve Sünnet’te var olan duâ örneklerini namaz sonrasında, yemek yaparken, velhâsıl her fırsatta bolca okumalıyız.

Hazret-i Zekeriyya -aleyhisselâm- Cenâb-ı Hakk’a şöyle ilticâ etti:

“…«Rabbim, bana Senin katından temiz bir nesil bağışla, muhakkak ki Sen duâyı en iyi işitensin.» dedi.” (Âl-i İmrân, 38)

Ebeveynlerin yaptığı duâlar, nesiller üzerinde de tesirini gösteriyor. Hazret-i İbrahim -aleyhisselâm-, oğlu Hazret-i İsmail’le Kâbe-i Muazzama’yı inşâ ederken Allâh’a şöyle yalvarıyor:

“Ey Rabbimiz! Bizi Sana boyun eğenlerden kıl! Neslimizden Sana itaat eden bir ümmet çıkar. Bize ibadet usullerimizi göster ve tevbelerimizi kabul et, zira tevbeleri kabul eden, çok merhametli olan ancak Sen’sin.” (el-Bakara, 128)

Bu duânın kabul alâmeti olarak Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- de:

“Ben dedem İbrâhim’in duâsıyım.” buyuruyor. (Hâkim, II, 453; Ahmed, IV, 127-128)

Evlâdımızın şeytanın tuzaklarına kapılıp hem dünyasını hem de âhiretini perişan etmesinden endişe ediyoruz tabiî olarak... İşte bu korkuyu Hazret-i Meryem’in annesi de hissediyor ve dünyaya gözlerini yeni açmış yavrusu için şöyle duâ ediyor:

“Onu doğurunca, «Rabbim!» dedi, «Onu kız doğurdum.» -Oysa Allah, onun ne doğurduğunu daha iyi bilir- «Erkek, kız gibi değildir. Ona Meryem adını verdim. Onu ve soyunu kovulmuş şeytandan Senin korumana bırakıyorum.»” (Âl-i İmrân, 36)

Çocuklarımız için dilimizden, gönlümüzden düşürmeyeceğimiz diğer duâlara şöyle bir bakalım:

“Ey Rabbim! Bana sâlihlerden (bir oğul) ihsân et!” (es-Sâffât, 100)

“Ey Rabbim! Beni ve soyumdan gelecekleri namazını dosdoğru kılanlardan eyle! Ey Rabbimiz! Duâmı kabul et!” (İbrahim, 40)

“Ve onlar ki: «Ey Rabbimiz, lûtfunla bizlere eşlerimizden, çocuklarımızdan göz aydınlıkları ihsan buyur ve bizi takvâ sahiplerine önder kıl!» derler.” (el-Furkân, 74)

“Hani, İmrân’ın karısı, «Rabbim! Karnımdaki çocuğu sırf Sana hizmet etmek üzere adadım. Benden kabul et. Şüphesiz Sen hakkıyla işitensin, hakkıyla bilensin.» demişti.” (Âl-i İmrân, 35)

“...Rabbim! Bana ve ana-babama verdiğin nîmete şükretmemi ve râzı olacağın faydalı iş yapmamı temin et. Benim için de zürriyetim için de iyiliği devam ettir. Ben Sana döndüm. Ve elbette ki ben müslümanlardanım.” (el-Ahkaf, 15)

Çocuklarımızı nazardan da koruyacak duâlar okumalıyız. Kur’ân-ı Kerîm’de:

“İnkâr edenler, Kur’ân’ı dinlediklerinde, neredeyse Seni gözleriyle yıkıp devireceklerdi…” (el-Kalem, 51) buyrulmaktadır.

Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-:

“Göz değmesi (nazar) haktır.” (Buhârî, Tıb, 36) buyurmuş; yüzünde sarılık gördüğü biri için:

“Bunun için duâ edin, çünkü kendisinde nazar var.” demiştir. (Buhârî, Tıb, 35)

Başka bir hadîs-i şerîfte de şu duâ öğretilmiştir:

“Her türlü şeytan ve zehirli hayvanlardan ve bütün kem gözlerden Allâh’ın eksiksiz kelimelerine sığınırım.” (Buhârî, Ehâdîsu’l-Enbiyâ, 10; bkz: İbn Mâce, Tıb, 36)

Yine Rasûl-i Ekrem -sallâllâhu aleyhi ve sellem-:

“Kim hoşuna giden bir şey görür de; «Mâşâallah lâ kuvvete illâ billâh (Allah’ın dilediği olur. Ondan başka kuvvet ve kudret sahibi yoktur)» derse, ona hiçbir şey zarar vermez.” buyurmuştur. (Beyhakî, Şuâbü’l-Îmân, VI, 213)

Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem- kendisi veya âilesinden biri hastalandığı zaman[1] ve göz değmesine[2] karşı  Muavvizeteyn’i (Felâk ve Nâs sûrelerini) okumuştur. Yatmadan önce üç kere Muavvizât’ı (İhlâs, Felâk ve Nâs’ı) okumuş, eline üflemiş ve elleriyle bütün vücudunu meshetmiştir.[3]

Peygamberlerin de nesil endişesi yaşadığı bir dünyada, bizler de onları örnek alıp onların ettikleri duâlara ortak olarak, dilimize ve gönlümüze vird edinmeliyiz bu âyet ve sûreleri… Her gün Âyete’l-Kürsî, Felâk, Nâs, İhlâs ve Fâtiha sûrelerini, bazen Yâsîn Sûresi’ni, salavatları, istiğfarları yavrularımızın îmânı, ihlâsı ve hidâyeti niyetiyle de okumalıyız. Neticede Kur’ân şifâdır. Mânâsıyla da her bir harfiyle de şifâdır. Bütün bunları, anlamlarını bilip çeyize koyar gibi zihnimizin bir köşesinde saklamayalım. Amele dökmeyi niyetimize alıp bolca okuyalım. Okuyalım ki, tesirini üzerimize çekebilelim. Evlâtlarımızın nûrunu artıralım ki, zulmet azalsın.

Bütün bunlara bir de sâlih insanların duâsını almak, hayır ve hasenatlar yaparak gönlü kırık ve mazlumların duâlarını almayı da ekleyebiliriz. Zira bunlar hem bizim için, hem evlâtlarımız için maddî-mânevî birer sigortadır.

Allâh’ın âyetleriyle, namazımız ile tesbihimiz ile bazen sadakamız ve hayırlarımız ile ettiğimiz duâların, çocukların terbiyesinde ve karakterinde nasıl bir tesiri olduğunu bilseydik, zannediyorum hiç durmadan, aralıksız duâ ederdik. Nitekim bir kudsî hadîste Allah Teâlâ:

“...Ey kullarım! Benim hidâyete erdirdiklerim dışında hepiniz dalâlettesiniz (ne yapacağını bilmez durumdasınız); o hâlde Ben’den hidâyet isteyin ki sizi hidâyete erdireyim.”[4] buyurduğuna göre, hidâyeti verene sığınıp O’ndan istemek, evlâtlarımız için yapılacaklar listesinin en başındadır.

 

[1] Buhârî, Fedâilü’l-Kur’ân, 14; Müslim, Selâm, 50-51.

[2] Nesâi, İstiâze, 37; Tirmizî, Tıb, 17.

[3] Buhârî, Fedâilü’l-Kur’ân, 14.

[4] Müslim, Birr, 55/2577.

www.cocukdoktoru.net

Tepkiniz nedir?

Harika Harika 0
Kötü Kötü 0
Sevdim Sevdim 0
Komik Komik 0
Vay Vay 0
Üzgün Üzgün 0
Kızdım Kızdım 0
editor

Editör | CocukDoktoru.Net, çocuk doktorları ve pediatri uzmanlarının bilimsel görüşlerini; bebek ve çocuk sağlığına dair güncel haberleri, hastalıklar, tedavi yöntemleri ve koruyucu sağlık bilgilerini doğru, güvenilir ve anlaşılır bir dille sunar. Uluslararası sağlık haberciliği standartları doğrultusunda, resmî kaynaklara dayalı veriler ve uzman görüşleri analiz edilerek paylaşılır.

Yorumlar (0)

User